|
ZAMLAR VE KRİZ Nadir KIRLILAR 13 Kasım 2008 Bir tarafta elektriğe ve doğalgaza yapılan astronomik rakamda zamlar buna karşılık olarak işçiye, emekliye ve memura yapılan minimum yani cep harçlığı bile etmeyen zamlar.Öbür taraftan ise tüm dünyayı kasıp kavuran dünya ekonomik krizi ve buna karşı hamdolsun diyerek gerçekleri saklamaya çalışan başbakan. Elektriğe ve doğalgaza yapılan zamlarla işçiye emekliye ve memura yapılan zamları bir karşılaştıralım. Bugüne kadar doğal gaza beş (5) kez zam yapılmıştır. Bu zamlar konutlarda tarih sırasıyla şöyledir: 1 Ocak 2008’de %7,4; 1 Haziran 2008’de %7,4; 1 Ağustos 2008’de %16,8; 1 Ekim 2008’de 4,6; 1 Kasım 2008’de %22,50. Aralık 2007’de 1 m3 doğal gazın konutlarda tüketiciye satış fiyatı ( her şey dahil ) : 60,98Ykrş’dur ( TÜİK’in rakamı ). 1 Kasım 2008’de doğal gaza yapılan son zamla birlikte 1 m3 doğal gazın tüketiciye satış fiyatı ( her şey dahil ) : 107,87Ykrş olmuştur. Böyle olunca, 1 Kasım 2008 itibariyle 11 aylık süre içerisinde doğal gaza yapılan toplam zam oranı %76.89’dur. Dört kişilik bir ailenin 1 yıllık ortalama doğalgaz tüketimi 1500m3, 1 aylık ortalama doğalgaz tüketimi ise 125 m3’tür. Buna göre; 2007 yılı Aralık ayı itibariyle 4 kişilik bir ailenin aylık doğalgaza ödediği bedel ortalama 76.23YTL iken, Kasım 2008’de bu miktar 134,84YTL olmuştur. Aradaki fark ise 58.61YTL’dir. Yani onbir ayda dört kişilik bir ailenin kullandığı doğalgazın ortalama aylık giderinde 58.61YTL tutarında bir artış olmuştur. Elektriğe 2008 ocak ayından bugüne kadar 3 kez zam yapılmıştır. Konutlarda elektriğe 1 Ocak 2008 tarihinde %19, 1 Temmuz 2008’de %21, 1 Ekim 2008’de %9,06 oranında zam yapılmıştır. Aralık 2007’de 1 Kwh elektriğin konutlara satış fiyatı ( her şey dahil ) 15.81Ykrş’du. Elektriğe yapılan zamlarla birlikte 1 Ekim 2008’den itibaren 1 Kwh elektriğin konutlardaki satış fiyatı ( her şey dahil ) 24.98Ykrş olmuştur. Yani 1 Ekim 2008 tarihi itibarıyla 1Kwh elektriğe %58 oranında zam yapılmıştır. Dört kişilik bir ailenin bir aylık ortalama elektrik tüketimi 230kwh’dır. Buna göre; 2007 yılı Aralık ayında dört kişilik bir ailenin bir aylık elektriğe ödediği bedel ortalama 36.36YTL iken Ekim 2008’deki zamla bu bedel 57.45YTL’ye çıkmıştır. Yani dört kişilik bir ailenin 2008 yılı ekim ayı itibariyle elektrik tüketim bedeli yapılan son zamla birlikte aylık olarak yaklaşık 21YTL artmıştır. İşçi emeklilerinin büyük bir çoğunluğunun maaşı zaten açlık sınırının altında 585-600YTL dolayındadır. 2008 yılında işçi emeklilerinin büyük bir çoğunluğunun maaşlarında 30-40YTL dolayında bir artış olmuştur. Memur emeklilerinin maaşlarındaki artış da %7 dolayındadır. Örneğin 1.dereceden emekli bir öğretmen 2007 yılı Aralık ayında 907YTL maaş alırken 2008 yılı Kasım ayı itibariyle 971YTL maaş almaktadır. Yani maaşına 2008 yılında 64,30YTL bir zam yapılmıştır. Oysa, 2008 yılı Kasım ayı itibarıyla doğalgaz ve elektriğe yapılan zam 58.61YTL ( doğalgaz ) + 21YTL ( elektrik ) = 79.61YTL’dir. Toplam aylık doğalgaz gideri 134.84YTL, bir aylık elektrik gideri ise 57.45YTL olmak üzere doğalgaz ve elektriğe ödenecek aylık ortalama gider 192,29YTL’ye çıkmıştır. Yıllık ortalama doğalgaz ve elektrik gideri ise 2.307YTL olmuştur. Görülüyor ki 2008 yılında doğal gaz ve elektriğe yapılan zam işçi emekli ücretleri artışının 2 katından, memur emeklilerinin büyük bir çoğunluğuna yapılan zam artışından ise çok daha fazladır. Bu tablo çalışan kesim için de aynıdır.Bu karşılaştırdığımız tablo sadece elektrik ve doğalgaz giderlerini kapsamaktadır.Bu tabloya gıda, sağlık, eğitim, mülk kiraları, su, ulaşım(örnek; son bir ayda domates fiyatının yüzde 83, patlıcan fiyatının yüzde 43, salatalık fiyatının yüzde 35, gömlek fiyatının yüzde 11, kömür fiyatının yüzde 10 artığı gibi) vb. yıl içersinde defalarca zam yapılmış. Giderlerimizi saymaya kalksak; başbakan gibi hamdolsun desek yeterli olur mu? Bilemiyorum. Krize gelince; yukarıda açıkça görülüyor ki kriz yok dedikleri halde emekçilere bu kadar yükleniliyorsa kriz var dediklerinde her halde canımızı almaya gelecekler.Kriz sadece yapılan zamlarla bizleri etkilememekte aynı zamanda işsizlikle ve işten atmalarla de derinden etkilemekte. 2008 yılı itibariyle şöyle bir istatistiklere baktığımızda; 9 ayda toplam 52 bin işyeri kapanmış. Demtaş: Denizli sporun eski başkanlarından Mustafa Baysal' ın şirketi Demtaş, önce iflası erteleme talebinde bulundu. 250 kişinin çalıştığı şirkette, kısa bir süre önce üretimi durdurdu. Atak Tekstil: Atak Tekstil' in sahibi ve Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ağcabay, borçları nedeniyle kısa bir süre önce intihar etti. Şirkette 400 e yakın kişi çalışıyordu. Denizlili Atakan Tekstil ve Doğanbaba Tekstil' inde üretimlerini durdurduğu biliniyor. Denteks: Havlu, bornoz ve çarşaf üreten Denteks Denizli Tekstil üretimi durdurdu. Şirkette 1,500 e yakın kişi istihdam ediliyordu. Gülbay Tekstil: Merkezi İstanbul' da fabrikaları Denizli ve Bursa' da bulunan ve "Days in Colors" markasıyla tanıdığımız Gülbay Tekstil' de üretimini durduran isimler arasında. Mimartaş-Katartaş: 70 yıllık Katartaş ve kardeş kuruluşu Mimartaş üretimini durdurdu. İplik, denim ve kumaş üretimiyle uğraşan şirkette yaklaşık 8,500 kişi çalışıyordu. Sırma Kumaşçılık: Tekstil ve konfeksiyonun kalbi Merter' deki Sırma Kumaşçılık' ın piyasaya 10 milyon dolar borcu vardı. Firmanın sahipleri borcunu ödemeden kaçtı. Tekerekoğlu Tekstil: 1975 ten bu yana tekstil sektöründe faaliyet gösteren Tekerekoğlu tekstil, şalter indirip işçilerini ücretsiz izne gönderdi. 65 milyon doların üzerinden yıllık ihracat yapan şirkette 1,800 kişi istihdam ediliyordu. Şahinler Holding: 1,5 milyar dolar yıllık cirosu bulunan ve 12 bin kişinin istihdam edildiği Şahinler Holding' in tekstil bölümü için aldığı iflas erteleme talebi kabul edildi. Sönmez Filament: Polyester iplik üretimini durdurdu. Şirket son olarak kalan 229 personelini de işten çıkaracak. Profilo Telra: Elektronik sektöründeki sıkıntı, Plofilo Telra' nın iflas erteleme kararı aldırmak için mahkemelere başvurmasıyla gözler önüne serildi. KC Group: Ankara merkezli KC Group' un iflas erteleme talebinde bulunduğu belirtiliyor. Eczacıbaşı Yapı: Üretimdeki daralama nedeniyle Eczacıbaşı, çalışan sayısını yüzde 20 azaltacak. Şirketin 370 çalışanını işten çıkardığı söyleniyor. Goldaş: Şirkette geçen hafta 250 kişinin işine son verildiği haberleri geliyor. Bazı çalışanların görev ve sorumluluk alanları değiştirildi. Arkas Otomotiv: Deniz taşımacılığından etkin olan arkas’ın otomotivde küçüldüğü belirtiliyor. Holding bünyesinden yaklaşık 100 kişinin işten çıkarıldığı söyleniyor. Tersanaler: Tuzla' daki tersanelerde 12 bin kişinin yılbaşına kadar işte çıkarılmasına karar verildi. Millenium Kağıt: İstanbul merkezli şirketin bir kısmı bankalara olmak üzere, 10 milyon dolarlık borcu nedeniyle finansal sıkıntıya girdiği söyleniyor. Renault: Bursa da bulunan Renault Otomotiv Fabrikası 27-30 ekim arası üretime 3 gün ara verdi. 6 bin kişinin çalıştığı fabrikada üretim hala devam ediyor. Sefa Hastanesi: Eski adı Balkan Hastanesi olan Yenibosna' daki hastane, personelin maaşında yüzde 30 indirime gitti.Bu tablo uzadıkça uzuyor Sonuç olarak; Kriz ve Zamlar hayatımızı derinden etkilemeye devam ediyor.Her gecen gün yoksulaşıyoruz ve bu yaşananların bedelini ağır bir şekilde ödüyoruz. Peki bunca yaşanılanların sorumlusu biz emekçiler miyiz? Tabi ki H A Y I R! Bu zamana kadar biz üretmedik mi? Yolları binaları bizler inşa etmedik mi? Bizler dokumadık mı milyonlarca metre kumaşları? Yani biz bu dünyaya hizmet etmedik mi? O zaman krizin faturasını niye biz ödüyoruz? İşçiler, memurlar, yoksullar artık birleşmenin zamanı gelmedi mi? Artık krizlerin faturalarını ödemek yerine birleşip kendi dünyamızı kurmanın zamanı gelmedi mi? Ne dersiniz...? Hadi artık birleşelim ve özlemini kurduğumuz o dünyayı birlikte kuralım.
|