ŞİDDETE, AYRIMCILIĞA, EŞİTSİZLİĞE, SÖMÜRÜYE, ADALETSİZLİĞE HAYIR! 

BATİS ve BAMİS Kadın Örgütlenme Komiteleri 8 Martla İlgili Bir Bildiri Yayınladı.

 

ŞİDDETE, AYRIMCILIĞA, EŞİTSİZLİĞE, SÖMÜRÜYE, ADALETSİZLİĞE HAYIR!

 

New York’ta kötü çalışma koşullarının değişmesi için, 1857 yılında Tekstil işkolunda, dokuma işçileri tarafından başlatılan mücadele, 8 Mart 1908 günü yine, New York’ta “COTTON” Tekstil Fabrikasında greve çıkan işçiler, vahşi kapitalizmin talimatları ve onların güvenlik güçleriyle fabrikaya sokulması sonucu çıkarılan yangında çoğunluğu kadın 129 yoldaşımız diri, diri yakılarak öldürülmüştür.

 

Kadın tarihindeki bu ağır bedel, hala biz emekçi kadınlar tarafından ödenmeye devam ediliyor. 21.yüzyıldayız hala yanıyor ve yakılıyoruz. 29 Aralık 2005 tarihinde Bursa’da 5 Tekstil işçisi, gencecik kadın yoldaşımız yine gece yarısı zorunlu fazla mesai yaptırılırken yakılarak öldürüldü. Şubat 2006’da Ceylanpınar’da emekçi 10 kadın yoldaşımız da kuralsız çalışma koşulları sonucu boğularak öldürüldü. Aradan geçen yüz yıllara rağmen, emekçi kadınlar halen yanmaya, sömürülmeye, boğulmaya, namus cinayetleri sonucu öldürülmeye devam edilmektedir.

 

Ağır bedeller ödeyerek edindiğimiz haklar, IMF ve Dünya Bankası’nın taşeronluğunu yapan, 1980’den buyana kapitalist sermaye sınıfının hükümetleri, bugün ise AKP tarafından elimizden alınıyor. Özelleştirmeler, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası gibi reformlar ve sosyal devletin tasfiyesi ile güvenceli ve süreklilik gerektiren işlerde çalışmak artık tarihe karıştı.

 

Neo-Liberal politikalar, güvencesiz, kuralsız, ucuz işçilik yapmayı tek seçenek olarak dayatmaktadır. Yine bu politikalar sonucu kriz gerekçesiyle AKP hükümeti tarafından zorunlu tasarruf adıyla kağıt üzerinde tanınan işyerlerindeki haklarımız geri alınıyor. Kriz gerekçesiyle yasal olmayan çıkışlar yapılıyor. Kriz gerekçesiyle yasal olmayan ücretsiz izinler uygulandırılıyor. Kriz gerekçesiyle aylıklarımız gününde ödenmiyor.

 

AKP, kadınları çalışma ve sosyal yaşamdan koparan bu politikalarla biz, kadınlara diyor ki ev işlerinizi yapın, çocuk bakın, yani kısaca köleci bir yaşamı kabullenin; sigortasız, geleceksiz, sendikasız, tecrit bir yaşamı kabullenin! Son zamanlarda savaş bütçesinin faturası yine bizlere doğalgaz, elektrik, su, ulaşım, tüketim maddelerine hepsine yapılan kabarık zamlarla ödettiriyor. Militarizm hayatımızın her alanını kuşatmış durumda; çocukları ve kadını vuran savaşlara karşıyız. Çünkü militarizm savaştır, yoksulluktur, tacizdir, tecavüzdür, sömürüdür, ölümdür.

 

Soruyoruz; bu faşist kapitalizm, daha kaç emekçi kadını ucuz iş gücü görerek sömürmeye devam edecek? Kaç emekçi kadın eşit işe eşit ücret alamayacak? Kaç emekçi kadın işyerlerinde sağlık güvencesi olmadığı için ölecek? Kaç emekçi kadın fabrikalarda, atölyelerde yakılarak öldürülecek? Kaç emekçi kadın Ceylanpınar’da olduğu gibi boğularak öldürülecek? Kaç emekçi kadın Tuzla ve Davutpaşa’daki gibi iş cinayetinde öldürülecek?

 

Biz kadınlar kapitalist sermayenin, uluslararası rekabet üstünlüğü açısından, işgücü piyasalarının etkin bir aracı olarak görülmekteyiz.

 

Dünyada ve ülkemizde emekçi kadınların toplumsal alandaki durumunu tanımlayan veriler, eşitsizlik ve adaletsizlik içeren bir dünyayı yansıtmaktadır: 

 

Türkiye’de; Okur yazar olmayan yaklaşık 7,5 milyon nüfusun 6 milyonunu kız çocukları ve kadınlar oluşturuyor, her 4 kadından biri okuma yazma bilmiyor. Kadınların sadece yüzde 3,9’u yüksek okul mezunudur.

 

Kadınlara yönelik şiddetin en temel nedenlerinden biri toplumda yaygın kabul gören ahlâk ve namus anlayışıdır.

 

Çalışma alanında emekçi kadınların eşit işe eşit ücret almasındaki engeller varlığını koruyor. Yasalarda var olan eşitlik kuralları uygulamaya yansımıyor.

 

Sıkça yaşanan ekonomik bunalımlar, emekçi kadınları daha ağır biçimde etkiliyor ve ağır hak kayıplarına neden oluyor. İşten çıkarılanlar, ücretinde indirime gidilenler, ücretsiz izne çıkarılan, çalışma koşulları ağırlaştırılan her işkolunda öncelikle emekli kadınlardır.

    

TALEPLERİMİZ; Aile içinde, sokakta, parlamentoda, fabrikada, sahnede ve yaşamın her alanında cinsiyete dayalı ayrımcılığa, milliyetçiliğe, ırkçılığa, adaletsizliğe, eşitsizliğe hayır diyoruz!

 

Kadına yönelik şiddete, baskıya, kadın katliamına isyan ediyoruz!

 

AKP hükümeti tarafından SSGSS yasası ile gasp edilen sağlık hakkımızın geri verilmesini ve sağlık hizmetlerinin parasız olmasını istiyoruz!        

 

 Okullarda parasız, üniversitelerde demokratik eğitim sistemini savunuyoruz!

 

ILO sözleşmelerinin önündeki yasal engelleri kaldırarak, iş yaşamında yeterince kreş ve emzirme odalarının açılmasını istiyoruz!        

        

Eşit işe eşit ücret istiyoruz!        

       

Sendikal yönetimlerde, eşit olarak yer almak istiyoruz!

         

Sendikalaşma ve örgütlenmenin önündeki %10 ülke, %51 işyeri barajları, noter masrafları gibi her türlü yasal engelin kaldırılmasını istiyoruz!        

 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü “zorlada olsa” inadına tatil yapacağız!

 

Kadınların evlatlarını, kardeşlerini, eşlerini öldüren silahların artık susmasını, Türkiye’nin temel sorunu olarak güncelliğini koruyan, Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesini istiyoruz!

 

Kriz gerekçesiyle; Yasal olmayan ücretsiz izinlerin durdurulmasını istiyoruz!

 

Kriz gerekçesiyle; Verilmeyen veya geç verilen aylık ücretlerimizin gününde verilmesi istiyoruz!

 

Kriz gerekçesiyle; Yasal olmayan çıkışların durdurulmasını istiyoruz!

 

İşsizlik Fonundaki paramızın, işverenlere peşkeş çekilmesini istemiyoruz!

 

İşsizlik sigortası ödeneğinin, her hangi bir kural ve şart koymadan, işsiz kaldığımız sürece, en az asgari ücretin brütü kadar ödenmesini istiyoruz!

 

BU DUYGULARLA; Tarlada, fabrikalarda, kamusal alanda, evde emeği görülmeyen, İnsan hakları, emek ve özgürlük mücadelesi verirken, politik kimliklerinden dolayı cezaevlerinde bulunan, İş, ekmek mücadelesini grev çadırlarında geçiren, Savaş mağduru olan Türk, Kürt, Ermeni, Filistinli, Irak’lı, Afganistan’lı, Somali’li kadınların ve tüm işçi sınıfının, 8 Mart Emekçi Kadınlar Gününü, dayanışma duygularımızla kutluyoruz. 

BATİS VE BAMİS KADIN ÖRGÜTLENME KOMİTELERİ

 
 

BAMİS Kuruldu!