|
29 Aralık 2005 Katliamını Unutmadık Unutturmayacağız! 29 Aralık 2005 Tarihin'de Bursada Özay Tekstilde gece yarısı çıkan yangında yanarak katledilen kadın işçiler için 28/12/2005 Tarihin'de Bursa Kent Meydanında saat 12:15 te BATİS ve BAMİS işçileri bir basın açıklaması yaptılar.Açıklamayı BAMİS Genel Mali Sekreteri Ayşegül BOZDAĞ okudu.
Basın ve Kamuoyuna; Acımasız kapitalizm, tıpkı 1857 yılında ABD Newyorkta olduğu gibi 29 Aralık 2005 tarihinde 5 işçi kadını yakarak katletmiştir. 29 Aralık tarihe kanlı bir gün olarak geçmiştir. Öylede kalacaktır.
İnsan haklarının ihlal edildiği, eşitsizliğin, zulmün, göz altıların her gün arttığı, devlet olgusunun çürüyüp çöktüğü, kokuştuğu bir ülkede işçi ve emekçi kadın haklarından bahsedilebilir mi? Bundan 3 yıl önce, 29 Aralık’ta Bursa yaylacık köyünde Özay Tekstil, bugün ise unvanı SIROCCO home style olan işyerinde çıkartılan yangının, iş kazası olmadığını söyledik, bugünde söylüyoruz. Bu bir cinayettir; nedeni bu işyerinde çıkabilecek yangına karşı, hiçbir tedbir yoktu, yeterli yangın söndürücü ve yetiştirilmiş yangın ekibi yoktu, elyaf-sünger-tiner gibi aşırı derecede yanıcı maddeler vardı, gece 8 saatten fazla çalışmak yasak olmasına rağmen, yanan emekçi kadınlar, 16 saat çalışmaya bırakıldılar. Gece 18 yaşının altında işçi çalıştırmak yasak olmasına rağmen, yakılarak öldürülen 15-16 yaşındaki çocuk işçi Ayşe ile Sadife 16 saat çalıştırılıyordu, gece 24.00'den sonra işyeri girişinde ve içeride güvenlik elamanı da yoktu. Çıkan bu yangındaki, cinayetten kim sorumlu? Birincisi cani kapitalizm, İkincisi işyeri sahipleri, Üçüncüsü işyeri yöneticileri, Dördüncüsü hiçbir güvenlik önlemi alınmadan, işçi kadınlara mezar olan, bu cehennemi açmaya izin veren, SSK'dan sorumlu Sağlık Bakanlığı, BÇM'den sorumlu Çalışma Bakanlığı, Ticaret Sicilden sorumlu Sanayi Bakanlığı ve yetkilileri, Beşincisi bir anda cehenneme dönüşebilecek işyerlerinde işçilerin çalıştırılmasını engellemek için, hiçbir girişimi olmayan, emekten yana olduğunu söyleyen siyasi partiler, Altıncısı işçi sınıfını temsil etmekten aciz, devlet güdümlü işbirlikçi sendikalar ve dernekler, Yedincisi bu cehennemde 15-16 yaşında sigortasız, 8 saat yerine hem de gece 16 saat çocuk ve kadın işçilerin çalışmasına göz yuman herkes, bu cinayetten sorumludur. Cinayet sonucu, ölen 5 bayan işçinin bedelini, 182 bin YTL. olarak belirleyen mahkeme heyeti de, bu cinayetten ve bundan sonraki olan ve olacak iş cinayetlerinden de sorumludur. Biz BATİS-Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası ve BAMİS-Bağımsız Metal İşçileri Sendikası üyeleri olarak, işyerinde işverenlerin ihmalleri sonucu Ayşeler, Sadifeler, Güldenler, Neclalar, Sevgiler iş cinayetine kurban gitmemesi için, mücadele vereceğiz. 5 kadın işçi kardeşimizi unutmadık, her zaman her yerde unutturmayacağımızı göstereceğiz! Bunda 3 yıl önce 5 kadın işçiyi yakarak öldüren kapitalizm, bugünde kriz gerekçesiyle, işçi ve emekçilere zulüm etmeye devam ediyor. ABD'de finans sektöründe başlayan ve reel sektöre sıçrayan kapitalizmin krizi, sözde Türkiye'yi de içine aldığı söylenerek, kriz gerekçesiyle biz kadınlara daha da fazla zarar vermektedir. Bu kriz, biz işçi ve emekçilerin krizi değildir! Yargı kararlarında genel kriz işçileri ücretsiz izine çıkarmak, iş akitlerini feshetmek için, gerekçe gösterilemez demesine rağmen, hukuk tanımaz sermaye sınıfı, işçileri yasal olmayan ücretsiz izine çıkarıyor ve iş akitlerini fesih ediyor. Bir taraftan kriz gerekçesiyle işçileri, yasal olmayan ücretsiz izine çıkaranlar, diğer bir taraftan işçilerin iş akitlerini feshederek işsiz bırakanlar, işsiz bırakılan işçilerin Doğalgaz, Elektrik, Su, Barınma, Toplu taşımacılık, Sağlık, Ekmek, Gıda gibi zorunlu ihtiyaçlarına, zam üstüne zam yapıyorlar. Soruyoruz, krizin var olduğu iddia edilen, kriz gerekçesiyle ücretsiz izine çıkarılan ve iş akitleri fesih edilerek, işsizlerin çoğaltıldığı bir ülkede, zam üstüne zam yapılır mı? İşçileri ücretsiz izine çıkaranların, işçileri işsiz sefil aç bırakanların, zam üstüne zam yapanların amacı işçi-emekçi halkları çıldırtmak’mıdır? Krizin var olduğunu iddia ettiğiniz bir ülkede, zorunlu ihtiyaçlara zam üstüne zam yapamazsınız. Bu kriz, çıkar peşinde koşan, kapitalist sermaye sınıfının, işçi ve emekçiden daha fazla nasıl çalarım krizidir. Ama şunun iyi bilinmesi gerekir ki, kriz terse döndüğünde, krizi yaratan kapitalist sınıf, bunun bedelini ödemek zorunda kalacaktır! Gerçek yüzünü gösteren, kapitalist sistemin temsilcileri, yerel seçimlere giderken, işçi ve emekçilerden hangi yüzle oy isteyecekler? İşyerlerinde iş güvenliği tedbirlerini almayarak, iş cinayetlerine göz yuman, işçileri sigortasız, güvencesiz, sendikasız, kayıt dışı çalıştıran, sendika üyesi olduğu için işçileri işten atan, kendi çıkarları için kriz yaratarak işçileri ücretsiz izine çıkaran, işsiz bırakan, işçilerin emeğini vermeyerek sömüren, zorunlu ihtiyaçlara zam üstüne zam yapan, işverenler ile bürokratlar ve 1980 darbesiyle işçilerin haklarına göz diken, sendikal örgütleri kapatan, işçi düşmanlarının aday olduğu, kapitalist düzenin partilerine, işçiler artık oy vermeyecekler! Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası (BATİS) ve Bağımsız Metal İşçileri Sendikası (BAMİS) Adına BAMİS Genel Mali Sekreteri; Ayşegül BOZDAĞ
|