|
BATİS ve BAMİSTEN Basın Açıklaması "İşçiler Geleceğe Güvenle Bakarak Sendikalarda Örgütlenmek İstiyor" 15 Ocak 2010 Cuma günü saat 11.30’da Osmangazi Metro istasyonu arkasından, kent meydanına kadar yürüyen kitle sık sık “SENDİKA HAKKIMIZ ENGELLENEMEZ!, SENDİKAL ÖRGÜTLENMEYE ENGEL, BARAJLAR KALDIRILSIN!, BARAJLAR KALKACAK, İŞÇİLER ÖRGÜTLENCEK!, BARAJLARI YIKMAK ELLERİMİZDE!, SENDİKA HAKKIMIZ SÖKE SÖKE ALIRIZ!, SİGORTASIZ, Çalışmayacağız, GÜVENCESİZ, Çalışmayacağız, SENDİKASIZ Çalışmayacağız, YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!, SENDİKA BİTMEYEN, KAVGANIN ADIDIR!, TEKEL İŞÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR!, TEKEL İŞÇİSİ DİRENİŞİN SİMGESİ!, ZAFER DİRENEN İŞÇİLERİN OLACAK!,”slagonları attı.Aynı zamanda.“ İşçiler Geleceğe Güvenle Bakarak Sendikalarda Örgütlenmek İstiyor” yazılı pankart taşıyan kitle kent meydanındada basın açıklaması yaptı.Açıklamayı Batis Genel Başkanı Metin BURAK okudu.Açıklamanın tam metnini yayınlıyoruz;
Basın ve Kamuoyuna; Yıllardır sermaye sınıfıyla bütünleşmiş sendikalar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bir taraftan Türkiye işçi sınıfını, diğer bir taraftan uluslar arası dünya işçi sınıfını, bugüne kadar kandırarak geldiler. Uzun süredir değişmeyi bekleyen 80 darbesinin sendikalar yasası neden değiştirilmiyor? Ülkemizde 80 sonrası, iktidara gelen hükümetlerin özelleştirmeye hız vermesi, sendikaların özelleştirme karşısında militan bir duruş sergileyememesinin nedeni, sendikaların 80 sonrası güçlü bir işçi sınıfı cephesi oluşturamayışıdır. Sendikaların güçsüz oluşunun nedeni, sendikaların önündeki %10 işkolu barajı ile %50 + 1 işyeri barajıdır. Bu ülkede sendikaların önünde aşılmaz duvarlar olmasaydı, bugünkü sendikalı işçi sayısı 700 binin altına düşmezdi. Sendikaların örgütlenmesine engel olan, baraj duvarlarının kalmasını savunan, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ konfederasyon yöneticileri, sizin yüzünüzden işçi sınıfı bu kadar zayıf düştü, sizin yüzünüzden tam ve yarı kamu işyerleri özelleştirilerek işçiler işsiz bırakıldı, sizin yüzünüzden taşeron işverenler, özel sektör işçilerini sendikasız çalıştırıyorlar. Sizin yüzünüzden sermaye sınıfı kapitalizm, işçilere vahşice saldırıyor. Sizin yüzünüzden bugün Tekel işçilerinin durumu içler acısıdır. İşçi sınıfının gerçek önderleri, sosyalist devrimci işçilerin, sendika yönetimlerine gelmelerinden korkanlar. Kâğıt üzerinde sigortalı işçi sayısını düşük, olmayan sendikalı üye sayısını yüksek tutarak, gerçek sendikalı işçi sayısının, 700 binin altına düşmesine neden oldunuz. Siz işçi sınıfının örgütlenmesinin önünde engelsiniz! Değerli basın emekçileri ve işçi arkadaşlar, 01.08.2009 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, 5838 sayılı Kanunla belirlenen, Sosyal Güvenlik Kurumundaki istatistiklerde, Zorunlu 13.169.130, Çırak 249.292, Topluluk (Av-Noter) 31.819, Tarım SSK 202.000, Tarım Bağ-Kur 1.130.483, Muhtar 14.091, İsteğe bağlı 497.969, Özel Banka-Borsa 320.000, toplam sigortalı sayısı 15.613.784 görünürken, neden Çalışma Bakanlığındaki kayıtlarında sigortalı sayısı 5.434.433, sendika üye sayısı 3.205.662 görülmektedir? Hepimizin bildiği gibi 80 darbesinin getirdiği işçi düşmanlığı yasalarıyla, her işkolunda sigortalı işçi sayısının %10’nunu, işyerinde sigortalı işçi sayısının %50 + 1’ni üye yapamayan sendikanın, Toplu İş Sözleşme yapma hakkı yoktur. Bu durumda 01.01.2010 tarihinden itibaren Orman, Balıkçılık ve Avcılık işkolunun dışında, Toplu İş Sözleşme yapacak sendika kalmamıştır. Bu durum ülkemizdeki demokrasiden yoksun yönetim anlayışının ayıbıdır. İşçi sınıfını sömüren, sermaye sınıfıyla bütünleşen sendikalar, ülkemizde işçi sınıfı örgütleri olan sendikaları bitirdiler. İşçi sınıfı örgütlülüğünü büyütecek olan tek anlayış, sınıf sendikacılığı ilkeleridir. Sınıf sendikacılığından yoksun olanlar, bugüne kadar işçi sınıfına düşmanlık yapmıştır. Avrupa’nın 8 milyon nüfuslu İsviçre’sinde, 1937 yılında çıkartılan 5 maddelik Toplu İş Sözleşmesi yapma Kanunu ile bir işyerinde kaç işçi olursa olsun, bir işçinin bile üye olması sonucu, o işçi adına Toplu İş Sözleşmesi yapma hakkına var. 70 milyonun üzerinde nüfusu olan ülkemizde, 80 darbesinden sonra, böyle bir yasa çıkarma cesaretine sahip hükümet ve muhalefetin gelmemesi, ülkemizi yönetenlerin demokrasi anlayışlarının göstergesidir. Yeter artık bıçak kemiğe dayandı diyoruz, Çalışma Bakanlığı ve Sendika Konfederasyon yöneticileri, Türkiye ve Dünya işçi sınıfını kandırmayın, Çalışma Bakanlığı ile Sendika Konfederasyonları aranızda, kıdem tazminatlarını kaldırma, istihdam bürolarını açma konusunda pazarlığa oturmayın, işverenleri sevindirip, işçileri ağlatmayın, gerçekten demokrasiye inanıyorsanız, işçilerin sendikalarda örgütlenme hakkına engel olan, ülkemizde %10 işkolu barajı ile %50 + 1 işyeri barajını kaldırın, Ev Eksenli Çalışan İşçiler ile Gündelikçi İşçilerin, Emeklilerin, Öğrencilerin sendikalaşma haklarını engellemeyin, işçiler geleceğe güvenle bakarak, örgütlenme özgürlüğüne kavuşsunlar. Bugünkü iktidar hükümeti ve muhalefet partileri ile sendika konfederasyon yetkilileri, barajların kalkmasına engel olursanız, bir gün gelir işçi sınıfı, sizden bunun hesabını sorar.15.01.2010 |