|
SENDİKA HAKKIMIZ ENGELLENEMEZ ! SENDİKA DÜŞMANI HÜKÜMET İSTİFA ! Son yıllarda görüşülmeye başlanan ve bu süreçte hız kazanan sendika yasası ile ilgili olarak, Bursa da BATİS ve BAMİS yürüyüş ve bir basın açıklaması düzenledi. 08.02.2012 Tarihinde , saat 12:30 da osmangazi metro istasyonunda başlayan yürüyüş Bursa kent meydanında yapılan basın açıklamasının ardından son buldu.Açıklamayı BATİS Genel Başkanı Metin BURAK yaptı; Ülkemizde 1980 öncesi 42 milyon olan nüfusun, 2 milyon 700 bin sendika üyesinin 2 milyon 500 bini Toplu İş Sözleşmesinden yararlanırken, bu rakam 12 Eylül 1980 darbesi sonrası, 1984’de 44 milyona çıkan nüfusa karşı, 1 milyon 430 bine düşürülen sendika üyesinin, Toplu İş Sözleşmesinden yararlanan işçi sayısı 1 milyon 260 bine düşürülmüştür.
1999’da 63 milyon olan nüfusun, 3 milyon 40 bini sendikalı olurken, Toplu İş Sözleşmesinden yararlanan işçi sayısı 1 milyon 48 bine düşürülmüştür. Son 10 yıl içersinde, sermaye sınıfı burjuva siyasetinin sendikasızlaştırma politikalarıyla, 2011 Aralık ayında 75 milyonu bulan nüfusun 11 milyon çalışan sigortalı ve bir o kadarda kayıtdışı sigortasız çalıştırılan işçilerin sadece 880 bini sendikalı ve Toplu İş Sözleşmesinden yararlanan işçi sayısı 600 bine düşürülmüştür.
12 Eylül 1980 darbesinin temel nedenlerinden birisi, işçi sınıfının gücünü zayıflatarak, sınıf mücadelesi veren sendikaları kapatmak ve devrimci işçi önderlerini, işçi sınıfından koparmaktı... 1980 darbesiyle uzun süre tutuklu yargılanan ve suçsuz yere hapishanelerde tutulan, DİSK içindeki devrimci işçi önderleri serbest bırakılınca, 1991’den itibaren yeniden sınıf mücadelesine başlayan DİSK’e bağlı sendikalar, 1980 önceki örgütlülük gücünü yakalayamadığından dolayı, bugün ülkemizde işçi sınıfı örgütsüzleştirilmiştir. Her yıl Ocak ve Temmuz aylarında açıklanmak zorunda olunan, işkolu istatistikleri ile sendika üye sayıları 2002 yılından 2009 Temmuz ayına kadar, yandaş sendikaları korumak ve sınıf mücadelesi veren, işçilerin devrimci sendikal örgütlerini bitirmek için, 2010 ve 2011 Ocak-Temmuz aylarında açıklanmayan istatistiklerden sonra, 9 Ağustos 2011 tarihinde Çalışma Bakanı Faruk Çelik başkanlığında TİSK, Türk-İş, DİSK ve Hak-İş ile birlikte Türk-İş’te yapılan toplantıda, 2009 Temmuz ayına kadar açıklanan işkolu istatistikleri ile sendika üye sayıları gerçekleri yansıtmadığını, gerçek sigortalı işçi sayısının 5 milyon 300 bin değil, 11 milyon olduğunu, sendika üye sayılarının da 3 milyon 200 bin değil, 880 bin olduğunu, her geçen gün sendikaları yok eden, işkolu barajının %10’dan binde 5’e düşürülmesi ve noter şartının kaldırılması konusunda mutabakat sağlanması sonucu, işkolu istatistikleri ile sendika üyelerinin gerçek sayılarını açıklayacaklarını söyleyerek uzlaşılan, Toplu İş İlişkileri Kanun taslağını, uzun süre meclise getirmeyerek bekleten, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 17 Ocak 2012 günü açıklanması gereken istatistikleri açıklamadığı gibi sendikalar merak etmesin onları zor durumda bırakmayacağız, 2012 Ocak ayı sonuna kadar işkolu barajını binde 5’e düşüreceğiz, işkolu istatistikleri ile sendika üye sayılarını açıklayacağız, artık yalan söylemeyeceğiz derken, işverenler ve işverenlerin temsilcileri olan, ekonomi bakanlarından Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Sanayi Bakanı Nihat Ergün, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile AKP hükümetinin arka bahçesi konumuna getirilen Türk-İş kurmayları, Çalışma Bakanına dur bakalım o kadar uzun boylu değil dediler. 1980 darbesiyle işçi sınıfını örgütsüzleştirmek için getirilen, 2821 ve 2822 sayılı sendikalar kanunundaki %10 işkolu ve 50 + 1 işyeri barajı ile noterden para karşılığı üye olmayı kaldıran, Avrupa Birliği (AB) normlarında binde 3 olan işkolu ile hiç olmayan işyeri barajlarına uymak için, 2004 yılında Anayasanın 90’ncı maddesinde değişiklik yapan siz. Her yıl CENEVRE toplantılarına katılarak, uluslararası anlaşmalara uymak için, söz veren ve sözleşmelerin altına imza atan siz. 2004 yılında Türk Ceza Kanunun 118.maddesinde değişiklik yaparak, sendikaların işyerlerinde, işçilerin sendikalarda örgütlenmesini engelleyenler hakkında, 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılır diyen siz. İşkolu istatistikleri ile sendika üye sayılarını açıklayacağız ve işkolu barajını %10’dan binde 5’e düşüreceğiz diyen siz. 12 Eylül 2010 Anayasa referandumu ile 12 Haziran 2011 seçimlerinde yoksulardan oy isterken, sendikaların önündeki engelleri kaldıracağız diye söz veren siz. Sözlerini yerine getirmeyen yine siz. Artık yoksul bıraktığınız işçiler, işsizler, emekliler ve memurlar sizin bu yalan sözlerinize inanmayacaklar. Değerli arkadaşlar, 9 Ağustos 2011 tarihinden itibaren yaparım, ederim, artık işkolu istatistikleri ile sendika üyelerinin gerçek sayılarıyla ilgili yalan söylemeyeceğiz diyen Çalışma Bakanı Faruk Çelik, yaparım, ederim demekle bu işi yapamayacağını anlayınca, sendikaları bitirme kanunu taslağı olan, Toplu İş İlişkileri Kanun taslağını, Başbakan Tayip Erdoğan’a teslim etti. Başbakan işverenlerin isteği doğrultusunda, Türk-İş yönetimiyle görüşme yaparak, işçilere verilen binde 5 baraj sözleri ile diğer değişiklikler taslaktan çıkartılarak, tekelci anlayışın dayattığı %3 işkolu barajlı taslağı TBMM’sine getirdiler. Gerçekleri yansıtmayan işkolu istatistikleri ve sendika üye sayılarıyla bugüne kadar koltuklarda oturanlar, gerçek sigortalı işçi ile sendika üye sayıları açıklanırsa, %3’lede Toplu İş Sözleşmesi yapamayacaklarını, koltukları kaybedeceklerini anlayınca ağlamaları üzerine, sermaye sınıfı burjuvazinin temsilcisi AKP hükümeti, ekte görüldüğü gibi bugüne kadar gerçekleri yansıtmayan, işkolu istatistikleri ve sendika üye sayılarıyla koltuklarda oturanlara, ağlamayın ara formülle size 5 yıl daha koltuklarda oturma hakkı veriyoruz deyince, 12 Eylül 2010’da Anayasa referandumunda evet ve hayır diyenlerin sesleri kesilmiştir. 1980 öncesi ve sonrası, sermaye sınıfı burjuvazinin yanında yer alarak, işçilerin sendikalarda örgütlenerek, köleliğe başkaldırmasının karşısında duran işçi düşmanları, bugünde ekonomi bakanlarının yanında yer alarak, 5 yıllık ara formüle tav olmak üzereler. Sendikal mücadele Bay-pas ameliyatıyla ayağa kalkmaz. Sendikal mücadele, “sermaye sınıfı burjuvaziye karşı” yoksul işçi sınıfının mücadelesiyle, yeni bir anlayışla, sınıf sendikacılığıyla ayağa kalkar. Emekten yana olduğunu söyleyenlere çağrımız; bu mücadele 5 yıllık ara formül bay-pas ameliyatıyla olmaz. Sermaye sınıfı burjuvazinin temsilcisi, AKP hükümetinin sendikaları bitirmesini istemiyorsanız, işçilerin özgürce örgütlenebileceği, barajsız, notersiz, engelsiz, işkolu değil, genel bir sendikal anlayışı kucaklayacak, sınırsız özgürlük içinde işçilerin ve memurların, gerçek haklarını arayabilecek, sendikalar kanununu çıkarmak için, sokaklara inip mücadele verelim, Toplu İş İlişkileri yasası bu haliyle çıkarsa, sendikaların sonu olur. Sendikalar kapanırsa, işsizlik ve yoksulluk artar. Bu durumda işçiler daha fazla sömürülerek köleleştirilir. SENDİKA HAKKIMIZ ENGELLENEMEZ ! YAŞASIN SINIF DAYANIŞMASI ! BATİS GENEL BAŞKANI METİN BURAK |