|
ATV ve Sabahta Grev İlanı
Türkiye Gazeteciler Sendikası(TGS) sendika ve emek düşmanı tavrı nedeniyle toplu görüşme sürecini kilitleyen Turkuvaz grubuna bağlı ATV- Sabah binasının kapısına kitlesel bir eylemle grev ilanını astı. AKP’ye yakınlığı ile bilinen ve Erdoğan’ın damadını bünyesinde yönetici olarak çalıştıran Çalık grubunun sahibi olduğu Turkuvaz Medya’da grev kapıya dayandı. Basın emekçilerinin geçen yıl içinde örgütlenmesinin ardından yasalar gereği haziran ayında başlayan toplu görüşme süreci işveren tavrını değiştirmezse grevle noktalanıyor. TGS bugün gerçekleştirdiği kitlesel bir eylemle 5 Aralık’ta aldığı grev kararını bugün medya plazanın kapısına astı.
Böylece medya sektöründe sendikal mücadelenin yeni bir dönemecine girildi. TGS yarın Turkuvaz’a bağlı İstanbul Sefaköy’deki baskı tesislerinde, 19 Aralık’ta Ankara Söğütözü tesislerinde, 20 Aralık’ta Antalya’daki tesislerinde grev kararını asacak. 18/12/2008 Tarihin'de (Bugün) saat 12.30’da İstanbul Balmumcu’da bulunan ATV-Sabah binası önünde toplanan TGS üyeleriyle onlara destek veren diğer sendikaların üye ve yöneticileri kitlesel bir eylemle grev kararını kamuoyuna duyurdu. DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ve Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Türk İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel, DİSK ve Türk İş’e bağlı sendikaların başkan ve yöneticileri ile KESK Şubeler Platformu Temsilcileri eyleme katılarak basın emekçilerine destek verdi. TGS: Sonuna kadar grev, sonuna kadar sendikal mücadele Eylemde ilk olarak TGS Başkanı Ercan İpekçi bir konuşma yaparak Turkuvaz grubunda sürdürdükleri sendikal mücadele hakkında bilgi verdi. İpekçi konuşmasında; “ATV-Sabah örgütlenmesinin medya sektöründe sendikal mücadele açısından bir dönüm noktası olduğuna” değindi. İpekçi “işverenin sendika üye ve temsilcilerine yönelik tehdit ve baskıya dayalı yıldırma politikası izlediğini ifade ederek bir araya gelinen son görüşmede de toplu görüşme istemediklerini açıkladıklarını” aktardı. TGS Başkanı İpekçi Sabah ATV’de süren sendikal mücadele sürecini aktarırken patronların baskısına daha fazla ve kararlı biçimde örgütlenme ile cevap vereceklerini belirtti. Bağımsız, özgür gazeteclilik için örgütlenmenin gerekli olduğunu söyledi. Editoryal bağımsızlık, özgür bir medya ortamı, insanca çalışma koşulları için tüm basın emekçilerini örgütlenmeye ve sınıf mücadelesine katılmaya çağıran İpekçi, konuşmasında ATV ve Sabah çalışanlarını kalem bırakma eylemi ile pasif direnişe çağırdı.
El Zeydi’ye selam Ercan İpekçi konuşmasında Bush’u protesto eden gazeteci El Zeydi’ye de değinerek eyleminin kimileri tarafından etik açıdan tartışılır olmasına rağmen anlamlı olduğuna değindi. İpekçi, Iraklı gazetecinin duyduğu yalanlar ve gördüğü zulüm karşısında taşan sabrını yaptığı cesur eylemle gösterdiğini ifade etti. Tüm basın emekçilerini cesur davranmaya çağırdı İpekçi, işverenin emek ve sendika düşmanı tavrı devam ettiği sürece grev ve sendikal mücadeleyi sonuna kadar götüreceklerini ifade ederek sözlerini tamamladı. Sendikalardan dayanışma İpekçi’nin ardından DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ve Türk İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel de birer konuşma yaparak basın emekçilerinin mücadelesinde sonuna kadar yanlarında olduklarını belirttiler. Yapılan konuşmaların ardından TGS üyeleri ATV binasının önüne greve ilişkin dev pullar yapıştırırken İpekçi, Türkel ve Çelebi grev ilanını birlikte binanın girişine astı. Basın emekçileri de kalemlerini, fotoğraf makinelerini temsili olarak yere bırakarak Turkuvaz grubunun tavrını protesto ettiler. Grev ilanının asılmasının ardından yasalar gereği sendika 60 gün içinde işyerinde greve gidecek. TGS temsilcisi anlatıyor, neler olmuştu? Nisan 2007'de TMSF, gruba el koyduktan sonra önce Atv'de sonra da gazete ve dergilerde sendikal örgütlenme başladı. Gazete ve dergilerde çoğunluğa yaklaşık üç ay sonra haziran sonunda (400'ü aşkın üye ile) ulaşıldı. Çalışma Bakanlığı'na çoğunluğun tespiti için başvuruldu. Yaklaşık 8 aylık bir beklemeden sonra, bakanlıktan olumsuz yanıt geldi. TGS mahkemeye başvurdu ve 1.5 ayda, sendikalıların çoğunluğu oluşturduğu ve TGS'nin yetkili olduğu yönünde karar çıktı. Bunun öncesinde Cengiz Erdinç, Burak Ersemiz ve Ozan Pezek işten çıkarıldı. Ardından sendika karşıtı hareket genele yayıldı. Önce çalışanlara, zaten yasal hakları olan, Basın İş Kanunu ile sözleşme önerildi ve bunun karşılığında sendikadan istifa etmeleri talep edildi. Yaklaşık 60 kişi, bu yolla istifa ettirildi. Hatta sendikaya üye olmayanlardan bile noter tasdikli istifa formu istendi. Ardından bir 60 kişi daha bu yolla kadrosunu 212'den yaptırdı. Zaten üye olmadığı halde istifa formu doldurtulan insanların bu kadar çok olması, işyerinde sendikal baskının göstergesi oldu ve sürecin başında işten çıkarılan Cengiz Erdinç'in sendikal tazminat kazanmasında büyük rol oynadı. TGS resmen yetki aldıktan sonra toplu görüşmeler başladı. Taraflar birkaç kez bir araya geldiler ve 21 madde üzerinde anlaşma sağladılar. Ama iş 'akçeli' maddelere gelince görüşmeler tıkandı. Şirket teklif dahi yapmadan uzlaşmaz bir tavır takındı. Geçtiğimiz ağustos ayından itibaren bu kez çalışanlara 'sendikadan istifa etmezse işini kaybedebileceği' mesajı iletildi. Bunu da işveren vekilleri, servis şefleri aracılığı ile yaptı. Arabulucu süreci de yine uzlaşmazlıkla tamamlandı ve grev sürecine girildi. Bugün grev kararı asıldı. Amaç masanın 'uzlaşmaz' tarafını oluşturan işverenin masaya oturmasını ve çalışanların haklarını vermesini sağlamak. Ama işverenin tavrında bir değişiklik olmaz ve uzlaşmaz tavrını sürdürürse önümüzdeki 60 gün içinde herhangi bir dönemde 'greve çıkma' kararı alınacak. Ve basında yıllar sonra ilk kez 'grev' yapılacak. Çalışanlar ya tarih yazacak ya da bir kez daha işverene boyun eğecek. Kaynak : Sendika.Org |