|
Esenyurt Belediye İşçileri Direnişte
Belediyeler birleşince Yakuplu Belediyesi Esenyurt Belediyesine bağlandı. Yakuplu belediyesinden Belediye-iş sendikasına üye 40 işçi 5 memur Esenyurt’a devredildi. Devirden sonra sendika sözleşmesini istediler. Maaş bordrosu yapmak için istediklerini söylediler. 2 gün sonra Belediye Başkan Yardımcısı Emin Batmazoğlu bizi toplantıya çağırdı. "Kurumu” Koruyorlarmış"İşçlerin sendikadan istifa etmesini isteyen Belediye yetkilileri “kurumu korumak” için bunun yaptıklarını söylemiş. İşçilerde Alişan Abalay şöyle diyor. ”Arkadaşlar bu şartlarda sizinle çalışamayacağız. Bunuda aile içinde çözelim kimse duymasın.” dedi. İstifamız istendi sendikadan. Başkana şöyle söyledim; “Konut kredisi çektim borcum var. 900 TL kredi ödüyorum. Haketmiş olduğum sözleşme üzerinden çalışmak istiyoruz. Batmazoğlu ise “siz kendi açınızdan haklısınız, bizde kurumu korumak adına önlem almalıyız. Örneğin bir insanın bacağı kangren olursa o insanın bunun için ölmesini istermisiniz? Bacağı keser atarsınız.” dedi.
2 gün sonra 2 si emekli oldu arkadaşlardan. 38 arkadaşımızın 9’u kadın. Tamamı temizlik işlerini yapan taşeron firmaya gönderdiler. Şöför, zabıta, tekniker, basın danışmanı, büro elemanı vs.
25. MADDEDEN ATMAK İÇİN İŞÇİYE KOMPLO “15 temmuzda asker cenazesi vardı. Cenaze evine kadar temizlik yaptık. 15 dakika yemek yedikten sonra cenze evinin yanına çadır kurmamız istendiğinden malzemeleri depodan almaya gittik. Malzemeleri indirirken soyadını bilmediğim taşeron firmada çalışan Selahattin isimli şahısa telefon geldi. Telefon görüşmesi bittikten sonra “Yakuplu’dan gelen arkadaşlar başkanla toplantınız var” dedi. Bizi taşıyan kamyon şöförü Saadet Dere mahallesinde bir sokakta indirdiler. Temizlik firmasında çalışan (yada başka bir görevde) Numan Aladağ ve başka çalışanları biraraya toplamış. Diğer arkadaşların isimleri alınmıştı ve bizimkileride aldılar. Elimize çöp poşeti verdiler ve boş arsalarda çöp toplattırdılar. Görüntlerimizi çektiler. 10 dakika sonrda ulusal ve yerel basın geldi. Arkadaşlarımızıda görüntülediler. Ondan 2 gün sonra da bizden savunma istendi. Basın yoluyla kurum aleyhinde beyanlarda bulunduğumuz yönünde asılsız iddialar ttılar ortaya. Savnumadan birkaç gün sonra uyarı cezası geldi. Bir hafta sonra “fiillerin tekrarlandığı gerekçesiyle” kınama geldi. Hatta 4 arkadaşımız izinde olduğu halde onlarada kınama geldi. “BAŞBAKANA, CUMHURBAŞKANINA MEKTUP GÖNDERDİM” İtiraz dilekçemiz kabul edilmedi. Bizde iadeli taahütlü olarak gönderdik. Muhtemelen ellerine geçmeden işten atıldık. Bize komplo kurdular. Bütün olayların arkasında Emin Batmazoğlu’nun imzası var. Antidemokratik uygulama. Ben bunları önceden gördüğümden niyetlerini biliyorum. 14 Ağustos’ta başbakana, cumhurbaşkanına bu konu ile ilgili mektup gönderdim. Şu ana kadar cevap gelmedi. Başbakan insan hakları Müdürü müracatımızın incelenmiş olup, gerekli kurumlara bilgi verildiğini aktardı. (14 temmuzda gönderdim 18 Temmuzda atıldım.) iletişim merkezin aradım burdan gerekçe sormuşlar. Çalışanların huzunu korumak vs söylenmiş. Bizde yasayı uyguladık gibi beyanlarda bulunmuşlar. Belediye ile konuşun yapacak bir şey yok dediler. 25. Maddeden işten attılar ve tanzamatımızı vermediler.” İşçiler komployu boşa düşürdüklerini, direnişe geçeceklerini ummayan Belediye Yöneticileri’nin iyi bir ders vereceklerini, gerekirse Ankara’ya yürüyeceklerini söylediler. “18 ağustosta işten atıldık. Aynı gün direnişe başladık. Önce 3 kişi en son 7 kişi. Daha önce Kıraç belediyesinden 10 kişi çıkarılmış. (Genel-iş e bağlı) Yaklaşık sendikaya üye olan sayısı 115 kişi var. 100 kişi çıkarılacağını biliyoruz. Bu mücadele çalışan arkadaşların işlerine devam etmelerine sağlayacak.” BU KADAR DA KURNAZLIK FAZLA Esenyurt Belediyesi önünde direnişe geçen işçiler mesai saatleri içinde burada bekliyorlar. Belediye işçilerin ve pazarcıların bu direnişini ne yaptıysa kıramamış. En sonunda onların beklediği kaldırıma sözde “çiçeklendirme “ yapacakmış gibi toprak dökmüş. Bu sefer işçiler yolun karşısına geçerek burada direnmeye devam ettiler. Belediye görevlileri buraya da toprak dökünce işçiler toprağın üstünde direnişlerini sürdürmeye devam ediyorlar. “Halkın desteği çok büyük bize. Sendikamız yemeğimizi temin diyor. Ekonomik olarak da destekleyeceklerini söylediler. Biz burda durdukça içerdeki arkadaşlrımız çalışmaya devam edecek. İşten atamayacaklar onları. Taşeron işçiler ayda 560 ile 1100 TL maaş alıyorlar. Sendikalaılar ise 800 -1400 TL nin üzerinde alıyorlar. Haksız yere işten çıkarıldık. En ufak haksızlığım olsa burada durmam. Haklı olduğum için sonuna kadar mücadele edeceğim. Burada olmazsa Ankara’ya kadar yüryeceğim. Bu sorun sadece benim sorunum değil, bütün işçilerin sorunu. Toprak koymuşlar, bariyer koşmuşlar engelleyemezler bizi. BATİS (BAĞIMSIZ TEKSTİL İŞÇİLERİ SENDİKASI) |