Bursa'da İşçi Forumu 

PANELİşten Atmak Yasaklansın İşsize İş Bursa Platformu tarafından 13 Aralık Pazar günü Ördekli Kültür Merkezin'de İşçi Forumu Düzenlendi. 

Açılış konuşması, Bursa Mustafakemalpaşa’da yaşanan patlamada 19 işçinin yaşamını yitirmesinin nedenlerinin teşhir edilmesiyle başladı. Forumun yapıldığı günün aynı zamanda Erdal Eren’in ölüm yıldönümü de olduğu belirtilerek tüm devrim şehitleri anısına saygı duruşunda bulunuldu. Açılış konuşmasının ardından ilk sözü Tez-Koop-İş Sendikası Eğitim danışmanı VolkanYaraşır aldı.Yaraşır, kapitalist kriz ve bugün ortaya çıkan krizin tarihsel kökeni üzerine bir sunum yaptı.

 

Emek-sermaye çelişkisini aktararak kapitalizmde üretimin kolektif olarak yapıldığını fakat üretim araçlarının özel mülkiyetin elinde olduğunu belirten Yaraşır, sermayenin yapısının canlı emek ve cansız emek üzerine kurulu olduğunu söyledi. Yaraşır, bu konuyu örnekler vererek açıkladı.

Bugün yaşanan krizin 1873-1893 sürecindekine benzer olduğunu ve köklerinin 1974-75 yıllarına dayandığınıFORUM belirten Yaraşır, o dönemde yaklaşık 1,5 milyar insanın kapitalist sisteme entegre edilmesinin bunda etkili olduğunu ve gelinen yerde de bu büyük bunalımın bir depresyon aşamasına geldiğini söyledi. 2008’de patlayan krizin finans sektörden reel sektöre sıçradığını belirttikten sonra krizlerin kapitalizmin doğasında varolduğunu sözlerine ekleyen Yaraşır, kapitalist kriz tiplerini kısa dönemli krizler ve büyük bunalımlı krizler olarak iki başlık altında topladı. Bugün yaşanan krizin de büyük buhranlı bir kriz olduğunun altını çizdi.

Kapitalizmin tarihi boyunca yaşadığı ve yaşamakta olduğu krizleri anlatan Yaraşır, bunların nedenleri ve sonuçları üzerine kapsamlı bir açıklama yaptı. Kriz dönemlerinin sonucunda iki olasılığın ortaya çıktığını ve bunların da devrimin imkanı ve karşı-devrim tehdidi olduğunu belirtti.

Ardından sözü Türkiye’ye getirdi ve işsizlik sorununa değindi. 2010 yılında Türkiye’de 7,5-8 milyon işsiz olacağını tahmin ettiğini söyleyerek işsizlerin örgütlenmesinin önemine değinen Yaraşır, üst kimlik olarak tanımladığı sınıf kimliğinin içselleştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Bursa’da bir kent grevi beklediğini ve bunun potansiyelinin de olduğunu belirtti.

Kriz dönemleriyle beraber kapitalizmin kendisini yeniden yapılandırmaya gittiğini ve bunun sınıf hareketinin yeniden yapılandırılmasını doğurduğunu belirten Tez-Koop-İş Eğitim Danışmanı, işçi sınıfının krize karşı ne yapması gerektiği konusunda bilincinin açık olması gerektiğini, işgal, grev ve direniş gibi eylemlerin yanında çeşitli örneklerle ortaya çıkan bireysel öfkenin toplumsal öfkeye dönüştürüldüğünde sistemin alaşağı edilebileceğini söyledi. Yaraşır, sisteme sessiz kalmanın onun suç ortağı olmak demek olduğunu söyleyerek sözlerini noktaladı.

Ardından Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası (BATİS) Genel Başkanı Metin Burak konuşma yaptı. Burak sözlerine Mustafakemalpaşa’da meydana gelen grizu patlamasının sorumlularının devlet ve kapitalistler olduğunu belirterek başladı. Bu patlama üzerinden kapitalistlerin ve devletin teşhiri yaptını ve sorumluların cezalandırılmasını istedi. Ayrıca 25 Kasım’da gerçekleşen grevin ardından yaşanan saldırıları aktararak KESK yöneticileri üzerindeki baskıların son bulmasını istedi.

Kapitalizmin ve krizlerinin tarihi üzerine kısaca bir değinme yapan Burak, krizin Türkiye’ye yansımalarını ve bunun somut örneklerini anlattı. Devlet ve tüm organlarının işçi sınıfına karşı olduğunu ve mücadelesinin önüne engel olduğunu söyleyerek işsizliğin işçilere korku saldığını hatırlattı. Sermayeye karşı örgütlü mücadelenin gerekliliğine vurgu yaparak kriz karşısında örgütsüz bir işçinin içine düşeceği durumu somut örneklerle açıkladı. Burak’ın konuşmasının ardından panelin ikinci bölümene geçilmek üzere ara verildi.

İkinci bölümde kürsü işçilere bırakıldı. İlk sözü direnişinin 214. gününe ulaşan Entes işçisi Gülistan Kobatan aldı. Kobatan’ın kürsüye çağırılması sırasında salonda “Direne direne kazanacağız!” sloganı atıldı. Entes patronunun kriz bahanesiyle kendisini işten attığını ve kendisinin de işten atmalara karşı sergilediği duruşun işçi sınıfına örnek olması gerektiğini belirten Kobatan, bu tutumunun havzada ve Entes’te ortaya çıkardığı sonuçları anlattı. Entes patronunun emek düşmanı yüzünü teşhir ederek direnişinin sorunlarına değindi, sınıf dayanışmasının eksik kaldığını, çünkü bu direnişin yeterince anlaşılamadığını ifade etti. Meha Tekstil deneyiminden de söz eden Kobatan, hukuksal mücadelenin yanında fiili-meşru mücadelenin önemine vurgu yaptı. Kobatan’ın konuşması “Zafer direnen işçilerin olacak!” sloganıyla karşılandı.     

Kürsüden ikinci olarak grevdeki Asemat fabrikasının baştemsilcisi Yusuf Yıldız söz aldı. 31 Aralık 2008’den beri grevde olduklarını belirten Yıldız sınıf dayanışmasının eksikliğine vurgu yaptı. İlk 1,5 ay içerisinde yapılan üç ziyaretin ardından tamamen yalnız bırakıldıklarını belirterek grevci işçilerin yaşadığı maddi ve manevi zorlukları anlattı. Yıldız sınıf dayanışmasının eksikliğine ve yükseltilmesi gerektiğine tekrar vurgu yaparak konuşmasını bitirdi. Yıldız’ın konuşması “Asemat işçisi yalnız değildir!” sloganıyla karşılandı.

Yine Asemat’taki direnişçi işçilerden Fırat Yıldırım’ın yaptığı konuşmada fabrikada yaşanan süeç anlatıldı. Yıldırım, sendikaların işçilere sınıf bilinci vermediğini belirtti ve “Yaşasın onurlu mücadelemiz” sözleri ile konuşmasını bitirdi.İşten atılan Asemat eski baştemsilcisi Erkan Özkan da söz alarak grev sürecini anlattı. Sınıf dayanışmasının eksikliğine vurgu yapan Özkan, sendikal bürokrasiye de değinerek konuşmasını sona erdirdi.

Direnişçi işçilerin konuşmalarını tamamlamasının ardından panel çeşitli sektörlerde çalışan işçi ve kurumlar adına yapılan konuşmalarla devam etti.

Konuşmaların bitmesiyle soru cevap bölümüne geçildi. Bu bölümde Volkan Yaraşır ara akımların döneminin bittiğini, şimdi yapılması gereken tek şeyin sınıf devrimciliği olduğunu vurguladı. Yenilenen sınıf hareketine eski reflekslerle cevap verilemeyeceğini bu anlamda da siyasal öncünün kendini yenilemesi gerektiğini söyleyerek konuşmasını bitirdi. Metin Burak da “Herkes, Gülistan yoldaş gibi işten atma saldırılarına karşı gösterdiği tutumu gösterebilmiş olsaydı patronlar kriz bahanesiyle işçileri işten atmaya cesaret edemeyeceklerdi” dedi ve Entes ve Asemat işçilerine desteklerini sunarak sözlerini bitirdi.

 

 
 

BAMİS Kuruldu!