Bursa "İşten Atmalar Yasaklansın Platformun"dan Dursunbey'de Yaşanan İş Cinayetleriyle ilgili Basın Açıklaması

BASIN ve KAMUOYUNA; 
 
Balıkesir’in Dursunbey İlçesine bağlı Odaköy’de Şentaş Madenciliğe ait kömür ocağında Güvencesiz, Sendikasız çalıştırılan 1 Haziran 2005 tarihinde 1 işçi, 1 Haziran 2006 tarihinde 17 işçi, 23 Şubat 2010 tarihinde 13 işçi, 5 yıl içersinde bu maden ocağında toplam 31 işçi yoldaşımız, iş cinayeti sonucu vahşi kapitalizm tarafından öldürüldü. 
Bu kan emici katil kapitalist sistem, yıllardır birçok iş cinayetlerinin baş aktörüdür.

  
-Bursa Yaylacıkta Sünger-Yatak üreten, Özay Tekstil işyerinde, çıkartılan yangın sonucu Güvencesiz, Sigortasız, Sendikasız çalıştırılan 5 kadın işçi,

-Ceylan pınarda 3 TL. yevmiye için kamyonla işe götürülürken, dere içine devrilen kamyondaki işçilerden sularda boğulan 10’u kadın,  15 işçi,   

-İstanbul Davutpaşa da havai fişek üreten işyerinde patlama sonucu 23 işçi,

 

-İstanbul İkitellide sel felaketi sırasında Pameks Tekstilin yük taşıma aracıyla yapılan servis aracında boğulan 8 kadın işçi,

-İstanbul Pendik’ de Villa temizliğine giden ve Temizlik sonrası Villaların önünde otobüs beklerken lüks bir aracın çarpması sonucu Sigortasız, Güvencesiz, Sendikasız çalıştırılan 3 kadın işçi,  

-İstanbul Tersanelerde çalışan 131 işçi, 

-Bursa Mustafakemalpaşa İlçesinde kömür ocağında 19 işçi, “iş kazası sonucu değil” iş cinayeti sonucu yaşamını yitiren, işçi yoldaşlarımızı unutmayacak ve utturmayacağız.  
 
Yaptığımız araştırmalara göre, yaşamını yitiren işçilerin tamamının, tarıma dayalı geçimin bittiği ülkemizde, çevre köylerden olduğu ve  buna bağlı olarak da yoksulluğun, işsizliğin artışıyla birlikte köylülerin maden ocaklarında, çok düşük ücretlerle, güvencesiz ve sendikasız çalışmak zorunda kaldıkları tarafımızca tespit edilmiştir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre,  44 ildeki yeraltı ve yerüstü madenciliği faaliyetleri gösteren 772 işletmeden yalnızca 87 tanesi işletme belgesine sahiptir. 469 işyerinde işçilerin sağlık raporları tutulmamakta ve “Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği”ndeki unsurlar kulak ardı edilmektedir. 428 işyerinde periyodik sağlık gözetimleri yapılmıyor. İşçilere genel çalışma şartlarıyla ilgili eğitim verilmeyen işyeri sayısı ise 222’yi buluyor.

Maden ocaklarında  özelleştirmeler, aşırı üretim ve kâr hırsını körüklerken, insan yaşamları ölüme yatırılmaktadır. TTK Genel Müdürlüğü istatistik verileri, kömür ocaklarında 1955-2006 yıllarındaki iş kazalarında 2 bin 668 işçi öldüğünü, 318 bin 654 işçi yaralandığını belirtmektedir. Özelleştirmelerin büyük bir ivme kazandığı 90’lı yıllarla birlikte kömür işletmelerinde ölümlü kaza oranları  artmıştır. Kamuya ait maden ocaklarının kapatılması ve özel maden şirketlerinin teşvikiyle birlikte, maden işçilerini ölüm ocaklarına mahkum eden koşullar daha da şiddetlenmiştir. 

Bütün bu istatistik bilgiler, kapitalist siyasi iktidarın gündeminde İşçi sağlığı ve İş güvenliğine ilişkin bir gündemlerinin olmadığını göstermektedir. Anlaşılan odur ki; Mali piyasaların küçük bir dalgalanmasıyla paniğe kapılanların, İMF ve Dünya Bankası direktifleriyle kamuya ait birikimlerin, özel sermayeye devri için, yasal düzenlemeleri peş peşe çıkaranların, REFORM adı altında  SOSYAL GÜVENLİK’ te karmaşa yaratanların, insan sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin bir dertleri yoktur. Madencilik sektörünün önünün açılması” söylemiyle yeniden düzenlenen Maden yasasında bile bu konu unutulmuş, mevcut İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği yönetmenliği ise masraflı bulunarak değiştirilmeye çalışılmaktadır.
 
          İş kazaları kader değil, Sermaye sınıfı kapitalizmin işlediği iş cinayetleridir. 
İşsizlik ve Yoksulluk kader değil, sermaye sınıfı kapitalizmin “TEKEL işçilerinde olduğu gibi” ucuza, köle çalıştırma politikalarıdır. 

-Anayasa ile güvence altına alınan  'yaşama hakkı' ile doğrudan ilgili olan ve çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının görevleri arasında bulunan İşçi sağlığı ve İş güvenliği konusundaki görev ve sorumluluğun gerekleri yerine getirilmelidir. Bu konuda köklü önlemler acilen alınmalı ve ödünsüz uygulanmalıdır.

-Madencilik sektöründe “İş güvenliği ve İşçi sağlığı” konularından sorumlu olan çalışma bakanlığı ve maden işleri genel müdürlüğü etkin denetim görevlerini yerine getirmelidir.
 

Uzun süredir, işsizliğe karşı direnen TEKEL işçileri işlerine geri döndürülsün, TEKEL işçilerinin mücadelesi işçilerin, işsizlerin, emekçilerin, yoksulların mücadelesi olmuştur. Bu mücadeleden geri dönüş yoktur. Tekel işçilerinin kazanımı işçi sınıfının, yoksulların kazanımı demektir.
 
Düzenleyen BURSA İŞTEN ATILMALAR YASAKLANSIN PLATFORMU       
Adına basın açıklamasını yapan BAMİS Genel Başkanı Ayşegül BOZDAĞ

 

 
 

BAMİS Kuruldu!