Emeğimizin Tasarrufu Bize Aittir; Kiralanamaz, Satılamaz, Satın Alınamaz

0

Özel İstihdam Bürolarına Hayır!

Sendikamızda oturuyoruz. Paçalarımız tutuşmuş, aman kiralık işçiliği düzenleyen yasal düzenleme meclis alt komisyonundan geçti diye vahvahlanıyoruz, sendikamıza üye işçilerimiz geldi, çay demlediler, ikram ediyorlar, yüzümüzdeki kaygı onları korkutmuş olmalı ki, “ne oldu size” diye soruyorlar? Anlattık, dedik “artık oradan oraya kiralanacaksınız, yasa geçmek üzere”. Aman be dedi Safiye abla, bunun üzerine “bu dediğiniz ücretli kölelikten daha mı kötüdür, daha ne kadar dibe batacağız, dipteyiz zaten”.

Belki de haklıydı. Biz, merkezde yer alan bir avuç güvenceli işçinin haklarının ellerinden alınacak olmasına hayıflanırken, zaten güvencesizleştirilmiş, zaten kiralanan, esaslı değişikliğe itiraz edemeyen, iş güvenliği yok deyip iş yavaşlattığında anında işten atılan, ikramiyesiz, sosyal yardımsız kuru maaşa çalışan, 10 aylık 11 aylık çalıştırıldığı için kıdem tazminatı ödenmeyen, bankaya yatan 1300 tl asgari ücretin 200 tl si elinden geri alınan milyonlarca işçinin varlığını unutmuştuk. Merdiven altı atölyeleri geçtim, organize sanayi bölgesi olan Kıraç, Çerkezköy, Çorlu gibi devasa üretim alanlarındaki kayıt dışı ödemeleri düşündüğümüzde, devasa fabrikalardaki taşeron eliyle parçalanmaları düşündüğümüzde “daha beteri ne olabilir ki” dedirten bir tablo var. Safiye ablanın söyledikleri merkez iş gücü dışında kalan işçiler için çok doğru: daha beteri ne olabilir ki! Bu yüzden sendikaların ve emek örgütlerinin merkez iş gücünü ilgilendiren bu devasa düzenlemeye itiraz ederken ve emeğin haklarını savunurken merkezdeki işçi gibi hakları olmayan, güvencesi sıfırlanmış işçileri de görmeleri ve mücadele hatlarına dahil etmeleri gerekiyor. Safiye ablaya; sermayenin yaşadığımız cehennemi daha da derinleştirmek istediğini anlattık ve özel istihdam büroları ve işçi kiralama isteklerinin ne anlama geldiğini tartıştık. Günde 8 saat çalışan, 4 ikramiyeli, sendikalı fabrikadaki işçi arkadaşlarımızla, 12 saat çalışıp asgari ücretin altında ücret alan, her gün azar yiyip hor görülen işçi arkadaşımızın aynı gemide olduğunu gördük ve birlikte mücadele kararı aldık.

Geldiğimiz aşamada özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilmesi başta olmak üzere, güvencesiz çalışmayı yaygınlaştıracak düzenlemeler içeren yasa tasarısı meclis gündemine kadar geldi. Meclisten de geçmesi halinde işçileri bekleyen tehlikeler çok büyük. Büyük fabrikalarda çalışan ve az da olsa güvencesi olan işçileri çok olumsuz etkileyecek olan bu düzenleme sınıfın her hücresine kadar etki edecek ve geri dönülemez bir parçalanmayı hızlandıracak. Adeta güvencesizliği, köleliği yasalaştırarak patron ile işçinin bağını tamamen kopartacaklar ve bu yasa bir nevi işçi simsarlarının meşrulaşması yasası olacak. Köle pazarları yerini Özel İstihdam Büroları’na bırakmış olacak ve emeğimiz tamamen kendi irade ve yönetimimizden çıkacak. Sonuç olarak Özel İstihdam Büroları köle pazarlarıdır. Özel İstihdam Büroları İle Geçici İş İlişkisi oluşturulması insan ticaretidir. Bu sebeple işçi sınıfına kölelik dayatan, bir avuç işçi simsarı ve onlardan işçi kiralayacak bir avuç sermayedar için hazırlanan bu yasaya topyekün karşı çıkmalı ve durdurmalıyız. Topyekün karşı çıkmazsak topyekün kaybedeceğiz.

 

KİRALIK İŞÇİ BÜROLARI (özel istihdam büroları) TASARISI GEÇERSE NASIL UYGULANACAK

  • iş güvencesi ortadan kalkacaktır.
  • Kıdem Tazminatı fiili olarak yok edilecektir. İhbar tazminatı ortadan kaldırılacaktır.
  • 1-9 arası işçi çalıştıran iş yerlerinde 5 işçiye kadar, 10’un üzerinde işçi çalıştıran işyerlerinde %25 oranında kiralık işçi çalıştırılabilecektir. Böylece kayıtlı istihdamın nerdeyse yarısı bu kölelik büroları aracılığı ile güvencesiz çalıştırılacaktır.
  • Kural dışı, güvencesiz ve esnek çalışma biçimleri kural haline gelecektir.
  • Sendikal örgütlenmeler çok ciddi kan kaybedecektir.
  • İşverenlerin işten çıkarma maliyetleri düşecektir, işçiler istenildiği gibi kullanılıp kapı önüne konulacaktır.
  • İddia edildiği gibi kayıt dışı istihdam düşmeyecektir. Çünkü işverenlerin tercih ettiği en esnek çalıştırma biçimleri kayıt dışındadır.
  • Kayıtdışı istihdam edilenler güvence kazanmayacaklar; aksine formel sektörlerde, sendikal örgütlenmelerin var olduğu alanlarda işçiler güvencesiz hale gelecektir.
  • İşçi sınıfı “kiralık işçilik” adı altında kölelik ilişkilerine mahkum edilecektir.
  • Gelir, emeklilik, yıllık izin ve sağlık ile ilgili bütün haklar tamamen ortadan kalkacaktır.
  • Kiralık işçiler aynı işi yapan diğer işçilere göre çok daha düşük ücrete mahkum olacaktır.
  • Uzun çalışma saatleri açısından dünyada zirvede yer alan ülkemizde, kiralık işçiler yoğun çalışma temposuyla, yoğun bir sömürü çarkı içinde olacaktır.
  • Ülkemizde iş hukuku, işçi-işveren arasındaki sözleşme, iş yeri ve iş kolu düzenlemeleri üzerine kuruludur. Meclisteki tasarı, bu hukuksal düzenlemeleri geçersiz hale getirecektir. Böylece çalışma yaşamı tamamen hukuk dışı bir hal alacaktır.
  • İşverene toplu işten çıkarma hakkı tanınacak, işveren 8 ay sonra aynı işçiyi kölelik bürolarından çok daha ucuza, sendikasız, haksız hukuksuz kiralayabilecektir.
  • İşverenler, Özel İstihdam Büroları’ndan işçi kiralama hakkı kazandığında, “kadrolu” işçilerin üzerinde sürekli bir baskı oluşturacaktır.
  • Kiralık işçiler, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği uygulamalarından yaralanamayacak, ağır, tehlikeli ve ölümcül risklerle karşı karşıya kalacaktır.
  • Kiralık işçilerin İşsizlik Fonundan yararlanma olanakları olmayacaktır.
  • İş-Kur işlevsiz hale gelecek, kamu emek gücü piyasasındaki sorumluluklarını tamamen üstünden atmış olacaktır.
  • Kamudaki alt işverenler, Özel İstihdam Bürolarından işçi kiralayabileceklerdir. Kamuda taşeron köleliğini aratan çalışma düzeni kurulacaktır.
Share.

Leave A Reply