Göçmen İşçileri Yalnız Değildir

0

Bir göçmen işçinin, bu vahşi üretim koşulları içinde, nasıl hayata tutunduğunu, nasıl kendini var etmeye çalıştığını düşündünüz mü hiç?
Göçmek, savaş, işsizlik, yoksulluk gibi bir çok sebeple düzenini kurduğu bir yerden bir yere giderek orada var olmaya, üretmeye çalışmak nasıl bir mücadele gerektirir?
En son hükümetin hakların yaşamını kabusa çeviren savaş politikalarıyla; Suriye’de yaşanan emperyalist savaşın bir parçası haline gelen Türkiye, katıldığı ve desteklediği savaşın sonuçlarını yaşamaya başladı. Suriye’deki savaştan kaçan on binlerce emekçi, kadın, çocuk ya göç yollarında, denizlerde telef oldu, yada sığınabildikleri yeni bir şehirde sömürünün alasını yaşıyor. Hepimiz yaşadığımız mahallelerde, şehrin merkezlerinde her gün bu gerçekle yüzleşiyoruz. Bu büyük göç dalgasından evvel değişik ülkelerden, işsizlik, yoksulluk gibi sebeplerle ülkemize gelmiş ve üretime dahil olmaya çalışan on binlerce göçmen işçi olduğunu da biliyoruz. Özellikle kadın işçilerin ev hizmetlerinde çalıştırıldığını ve çoğunun kayıt dışı ve güvencesiz koşullarda istihdam edildiğini biliyoruz. Bunlardan de birisi Özbekistan asıllı GULNORA TUXTAYEVA idi.
Göçmen ev işçisi Özbekistan asıllı GULNORA TUXTAYEVA Başakşehir’de çalıştığı Misstanbul sitelerinde cam silerken 03.02.2016 tarihinde 5. Kattan düşerek hayatını kaybetti. Onun ölümü önce intihar ettiği yönünde yansıtılmak istendi. Sonra da bu iş cinayetini gözden kaçırıp örtbas etmek isteyenler apar topar takipsizlik kararı verilmesini sağlayarak konunun tartışılmasını önlemiş oldular.
Gulnora’nın ölümü bir internet haber sitesinde “Başakşehir’de 5. Kattan düşen temizlikçi kadın öldü” içeriği ile yar aldı. Haberde ne ismi vardı, ne de evlerine temizliğe gittiği evin sahipleri ile ilgili bilgi vardı. Gulnora’nın, milyonlarca göçmen ev işçisinden biri olarak sadece ölmüş olmasının haber değeri vardı ve yaşam koşulları, çalışma şartları, işçi sağlığı iş güvenliği gibi hiçbir konu gündem edilmemişti.
Ve bu olayın üzerini örtme gayreti aynı şekilde savcılık tarafından da sürdürülerek, bu göçmen ev işçisi ile ilgili yeterli araştırma yapılmadan sadece adli tıp raporuna ve ev işverenlerinin ifadelerine dayanılarak takipsizlik kararı verildi. Hatta Gulnora o kadar sahipsizdi ki, hem kadındı, hem ev işçisiydi, hem sigortasızdı, hem göçmendi, hem ailesizdi, hem sendikasızdı. Kim önemseyecekti onun ölümünü, kim takip edecekti? Hemen ölüm raporu hazırlandı, intihara kalkıştığı rapor edildi ve dosya kapatıldı.
Ev işçisinin çalışma koşulları araştırılmamış, çevre sakinleri, ailesi dinlenmemiş, taraflı bir soruşturma ile gerçekler karartılmıştır. Aynı zamanda göçmen ev işçilerinin çalışma koşullarının da görmezden gelinerek, on binlerce ev işçisinin emeği yok sayılmaktadır. Göçmen ev işçilerine ayrımcılık, taciz, güvencesiz bir hayat reva görülmektedir.

Özel İstihdam Köleliğin Yasalaşması Demektir
Gulnora’da büyük olasılıkla bir temizlik firması tarafından hayatını kaybettiği eve kiralanmış olabilir. Şimdi ortada sorumlu yok, suçlu yok. Hak yok hukuk yok. Ev işçileri ve göçmen işçilerin kaderleri bu işçi kiralama bürolarına teslim edilmek isteniyor.
Bugün bu yasayla mücadele edilmez ve yasalaşmasına eğer izin verirsek, tüm işçiler tıpkı Gulnora gibi, iş cinayetlerinde hayatlarını kaybetmeye devam edecekler ve maalesef iş cinayetleri cezasız bırakılacak.
Şimdi de bu koşulların kalıcılaşması için ev işçilerinin sigorta sorunları özel istihdam büroları aracılığı ile çözülmek istenmektedir. Özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilmesi ile en çok da yedek iş gücü olarak görülen kadın çalışanlar etkilenecek. Emekçilerin, özelikle de kadın işçilerin emeği hoyratça harcanacak. Çalışma hayatına katılan kadınların eve geri çekilmelerine bile zemin hazırlayacak bu yasa ile ev işçileri de mutlak “kiralanır” bir konuma getirilecekler. İşveren sıfatının belirsizleştirilerek hak arama süreçlerinin önü kesilecek. Kıdem tazminatı güvencesi ortadan kalkacak ve her işçi her an işten atılabilir duruma getirilecek. İş cinayeti, meslek hastalığı, yıllık izin verilmemesi fazla mesai ücretlerini ödenmemesi gibi hukuksuzluklar için de kılıf olacak. Adeta güvencesizliği, köleliği yasalaştırarak patron ile işçinin bağını tamamen kopartacaklar ve bu yasa bir nevi işçi simsarlarının meşrulaşması yasası olacak. Köle pazarları yerini Özel İstihdam Büroları’na bırakmış olacak ve emeğimiz tamamen kendi irade ve yönetimimizden çıkacak.
Özellikle ev işçileri yönünden, ev işçisi çalıştıranların sorumluluğunu azaltmak için 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası yasasında 2014 de yapılan değişikliklerle 10 günden az çalışan ev işçisi ve 10 günden fazla çalışan ev işçisi ayrımı getirildi ve ev işçilerinin mevcut hakları daha da geriye götürüldü. Şimdi özel istihdam bürosu işçisi olarak ev hizmetlerinde çalışılmaya başlandığında ev işverenlerinin hiçbir sorumluluğu olmayacak. Ev işçinin ne ücretinden, ne sigortasından, ne fazla çalışmasından, ne yıllık izninden, ne iş kazasından, ne meslek hastalığından ev işverenleri sorumlu olmayacak. Özel istihdam bürosu ve ev işçisi arasında yapılan sözleşmenin süresi ne kadarsa o büro o süre kadar sorumlu olacak ve bu durum ev işçinin emeğinin tamamen görünmez olması anlamına gelecek. Hatta ve hatta adı geçici işçiye çevrilecek olan ev işçisi, işyerine ve işe ilişkin olmak kaydıyla kusuru ile neden olduğu zarardan geçici işçi çalıştıran işverene yani ev işverenine karşı sorumlu tutulacak, zararları tazmin etmek zorunda kalacak. Bu sebeple bu yasanın geçmesi ev işçilerinin ve özellikle de göçmen işçilerin tamamen sömürü kanallarına terk edilmesi olacak.

İmece: Sorumlular Hesap Verene Kadar Takipçisi Olacağız!
İmece Ev İşçileri Sendikası Gulnora’nın ölümü ile ilgili olarak yaşanan soruşturmayı başından bu yana takip ediyor. Gulnora’nın İsminin dahi verilmediği gazete haberi ile başlayan süreç savcılık tarafından verilen takipsizlik kararı ile sonlandırılmışken İmece’li kadınlar, savcılık kararına itiraz ettiler ve Gulnora’nın ölümünden sorumlu olanlar hakkında “kasten veya olası kastla bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek” suçundan yargılama yapılması için 25 Mart günü Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığına yeniden suç duyurusunda bulundular. Adliye önünden yaptıkları açıklamada da “Hepimiz GULNORA TUXTAYEVA’nın ailesiyiz ve onun bu iş cinayetinde katledilmesine sebep olanlardan şikâyetçiyiz.” Diyerek göçmen ev işçisinin yalnız olmadığını gösterdiler.
Biliyoruz ki; Gulnora ev işçisi olarak çalışıyordu, biliyoruz ki ev işverenin talimatıyla o cama çıkmıştı, biliyoruz ki, o evde çalışırken iş güvenliği önlemleri alınmamıştı ve bu şekilde çalıştırıldığı için camdan düşerek yaşamını yitirmişti. Bu ve benzeri iş cinayetlerinin tekrarlanmaması ve cezasız kalmaması ev işçilerinin örgütlülüğünün artması gerekiyor. Türkiye’deki tek ev işçileri sendikası olarak İmece, tüm ev işçilerini sendikalaşmaya ve haklarına sahip çıkmaya çağırıyor.

Share.

Leave A Reply