Satiye Gür İçin Adalet İstiyoruz- 27.05.2014

0

SATİYE GÜR İÇİN ADALET İSTİYORUZ- 27.05.2014
Tekirdağ Çerkezköy’de bir strafor fabrikasında operatör olarak çalışan kadın işçi Satiye Gür (40)  14 Eylül 2013 tarihinde 12- 8 vardiyası bitiminde kalıp temizlerken baskı makinesinin kalıbı arasına kafası sıkışarak feci şekilde can vermişti.
Yaşanan bu iş cinayetinin dosyasına Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası ve annesi Münevver Çelik adına gerçek sorumluların yargılanması için müdahale talebinde bulunduk.
27 Mayıs 2014 tarihinde Çerkezköy adliyesinde gerçekleştirilen duruşmaya, Satiye Gür’ün annesi, eşi, 11 yaşındaki oğlu, kardeşler ve yengesi,  Batis temsilcisi ve çok sayıda izleyici katıldı.
Basaş Strafor fabrikasının sorumlu müdürü sanık Recep Kadir Karatay ve ustabaşı Rıdvan Şengül ifade verdi. Her iki sanık da ifadesinde kendi suçlarının olmadığını Satiye Gür preslerin arasındayken birisinin start düğmesine basması sonucu öldüğünü, kimin bastığını da bilmediklerini söylerken, “SatiyeGür eğer makinenin çalışmamasını sağlayacak düğmelere bassaydı kaza olmazdı” diyerek Satiye Gür’ü de suçladılar.
Avukatların “ makinede bu tip kazaların olmaması için elektronik bir sistem, sensör,fotosel var mıydı?” Sorusuna “ bu makinelerde fotosel ya da sensor olmaz. “cevabını verdiler. Avukatların bu beyanın yanlış olduğunu söylemeleri üzerine Hakim “sensörlü makine yokmuş işte” diye tersledi.
Avukat Sevgi Evren fabrikada bir iş güvenliği politikası olmadığını, önleyici tedbirlerin alınmamış olduğunu, önlem almadan Satiyenin makinenin tehlikeli bölgesine sokulduğu, iş tanımı dışında çalıştırıldığını, bakım işi için görevlendirilemeyeceğini,naylon terlikle çalıştırıldığını  belirterek işverenlerin sorumluluğuna dikkat çekti.
Satiye Gür’ün annesi Münevver Çelik’e “ne söylemek istersin” diye sorması üzerine Münevver Çelik “ patronlardan şikâyetçiyim, yargılanmasını istiyorum” dedi. Fakat Çelik’in bu beyanı Hâkim Fatih Özyurt tarafından tutanağa geçirilmedi. Bunun üzerine avukat Sevgi Evren söz alarak müvekkilinin beyanının tutanağa geçirilmediğini, geçirilmesini talep ederek müdahale ve soruşturmanın genişletilmesini içerir dilekçesini mahkemeye sundu. Ekinde İşçi Sağlığı İş Güvenliği 2013 yılı iş cinayetleri ile 2014 yılı ilk 4 ay iş cinayetleri raporunu dosyaya sunarak önleyici tedbirleri almayarak yaşanan iş kazasından asıl sorumlu patronların, yönetim kurulunun davaya dâhil edilerek yargılanmasını talep etti.   Aynı talebi Satiye Gür’ün eşinin avukatı Bulut Becerik’de ifade etti. Avukatların ısrarına önce “ne gerek var, ne fark eder” gibi cevaplar veren hâkim; avukatların taleplerinin dinlenmemesi ve tutanağa geçmemesine itirazda ısrarına  öfkelendi. Hâkim Fatih Özyurt avukat Evrene’e  “gereksiz sorular sorarak mahkemeyi uzatıyorsun, 2 saattir buradayız başkalarının hakkını çalıyorsun, dışarda hırsızlar cirit atıyor biz burada bu basit kaza davasıyla uğraşıyoruz” diye bağırarak ve masayı yumruklayarak parmak salladığı görüldü.
Baskı ve stresle dolu dakikalardan sonra mahkeme 16 Haziran saat 14.00’de Basaş Ambalaj fabrikasında keşif yapılmasına karar verirken, BATİS’in davaya müdahillik talebi reddedildi. Asıl sorumluların davaya dâhil edilmesi taleplerine karşı mahkeme hâkimi ara karar oluşturmadı. Avukatların buna tepki geliştirmesi üzerine mahkeme hâkimi avukatları provokatör olmakla suçladı.
Duruşma 10 Temmuz saat 15.00’e ertelendi.
Saat 9:20 de başlaması gereken duruşma kendisi  geç geldiği için saat 10.15’de başlamışken hâkimin avukatları zaman çalmakla suçlaması tepki çekti.
Aile yaşanan hukuksuzluklara isyan ederken duruşma salonunda fenalaşan Satiye Gür’ün yengesi çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi duruşma sonunda bir basın toplantısı yaparak yaşanan hukuksuzluğu protesto etti. Basın açıklamasına Eğitim-Sen, Umut-Sen, Tekirdağ Tabip Odası, Pirsultan Kültür Derneği, Samsunlular Kültür Derneği ve İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meslek Yüksek Okulundan öğretim görevlileri destek verdi.

Share.

Leave A Reply